logo

 

fgfacebooktwitter

isveren

  • PDF

İkale Sözleşmesi İle Fesih Ve Sonuçları


Sözlükte “ahdi veya alışverişi bozmak, affetmek” gibi anlamlara gelen ikâle, karşılıklı irade beyanı ile mevcut bir akdin bozulması demektir. İkâlede taraflar, bir baskı olmaksızın, tam olarak akdi bozmaya razı olmaları gerekir. İş sözleşmesi tarafları, sözleşmeyi, anlaşma ile her zaman sona erdirebilirler. Sözleşmenin belirli ya da belirsiz süreli yapılmış olmasının anlaşma ile sözleşmeyi sona erdirmeye etkisi yoktur. Sözleşmenin sona ermesine ilişkin anlaşmada sona erme zamanı ile ilgili olarak herhangi bir hüküm yoksa anlaşmanın yapıldığı gün sözleşmenin sona ermiş olduğu kabul edilir.

 

İkale sözleşmesinin geçerliliği hususu, işçinin korunması ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir. İş Kanunu veya Borçlar Kanununda ikale ile ilgili bir düzenleme bulunmadığından konuya ilişkin sorunlar yargı kararları ile çözülmeye çalışılmaktadır.

 

İş sözleşmesinin İkale sözleşmesi imzalanarak tarafların karşılıklı anlaşmaları ile sona erdirildiği durumlarda, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasına olanak bulunmamaktadır.

 

İkale ile bitirilen bir iş sözleşmesinde yasal anlamda kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı yoktur. Ayrıca, 4447 sayılı kanun hükümleri uyarınca işsizlik ödeneğine de hak kazanamayacaktır. İş sözleşmesinin anlaşma yoluyla ortadan kaldırılması halinde işveren tarafından yapılmış bir fesih olmadığı için, işçinin işe iade davası açıp, eski işyerine ve işine dönmesi de, mümkün değildir. Yani iş güvencesi hükümlerinden yararlanması söz konusu olmayacaktır.

 

İkale sözleşmesinde taraflara ilişkin bilgiler, sözleşmenin amacı ve işçiye yapılan ödemeye dair bilgilerin bulunması gereklidir. Ancak, ibraname ya da feragatnamenin bu sözleşmede yer almaması gerekmektedir. Yargıtayın yerleşik kararlarında belirttiği üzere, iş sözleşmesi devam ederken alınan ibraname ve feragatnameler geçersizdir. Bu nedenle, işçiden alınacak ibraname ya da feragatnamenin, ikale sözleşmesinin tarihinden en az bir gün sonrası tarihini taşıması gerekmektedir.

 

İş akdinin karşılıklı anlaşma ile sonlandırılması, işçiye yapılabilecek ödemeler konusunda da yine tarafların karşılıklı iradesi ile belirlenmesi sonucunu doğuran ikale anlaşması kapsamında işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesi, iş hukukunda tanımlanan kıdem tazminatı niteliğinde bir ödeme değildir.

 

İkale Sözleşmesinin Vergisel Durumu

 

İşçinin işverenle karşılıklı olarak yapacağı İkale Sözleşmesi (bozma sözleşmesi) neticesinde ödenen kıdem tazminatının ne şekilde vergilendirileceği ve işverenin sorumluluğu hususununda, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 03.06.2008 tarih ve 12268 sayılı özelgesine göre (karşılıklı anlaşmalı olarak yapılacak İkale Sözleşmesi neticesinde ödenen kıdem tazminatının İş Kanunu’nun 14. maddesinde tanımı yapılan kıdem tazminatı kapsamına girmediğinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 25/7. maddesine göre vergiden istisna edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, anlaşmalı olarak yapılan ikale sözleşmesiyle verilen kıdem tazminatlarının ücret olarak değerlendirilerek Gelir Vergisi Kanunu’nun 61,94,103 ve 104. maddeleri gereğince tevkif suretiyle vergilendirilmesi gerekmektedir.) bu ödemenin GVK’nın 61 nci md. Gereğince ücret olarak nitelendirilmesi ve tevkifata tabi tutulması gerekir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile